Tip 1 Diyabet ve Belirtileri

 

tip 1 diyabet ekipmanları-kan şekeri ölçüm cihazı-insülin iğne çantası

Bizim için hayati önem taşıyan, onlarsız evden dışarı adım atamadığımız iki çantamız: kan şekeri ölçüm cihazı ve iğne çantası.

Oğlumun teşhis hikayesinde çok detaylı yazmadığım tip 1 diyabet hastalığının belirtilerine bizim tecrübemiz üzerinden bu yazımda değinmek isterim. Elbette en doğru bilgiyi doktorunuzdan ve tıp sitelerinden edinebilirsiniz.

Tip 1 ve Otoimmünite

Tip 1 diyabet otoimmün bir hastalık. Otoimmün hastalıklarda, vücudun bağışıklık sistemi hücreleri vücudun kendi dokularını bazı sebeplerden düşman belliyor ve sürekli olarak o dokulara saldırıp öldürüyor. Bu zamana kadar yaptığım araştırmalardan edindiğim bilgilere dayanarak, vücutta otoimmüniteyi tetikleyen sebepleri şu yazımda paylaştım.

Tip 1 diyabette o doku pankreas dokusu (pankreasta insülin salgılayan Beta hücreleri). Bu hastalığın tam gelişimi birkaç ayda oluyor. Yani ilk başta, bazı sebeplerden vücutta otoimmünite tetikleniyor ve pankreasa saldırı başlıyor. Saldırı giderek güçleniyor ve pankreasta insülin hormonu üreten beta hücresi yok denecek kadar azaldığında; artık kan şekeri değeri çok hızlı bir şekilde yükselişe geçip “diyabetik ketoasidoz komasına (DKA)” sebep oluyor. Bu aşamada kanın pH’ı düşüp asitlik oranı artıyor.

Vücutta bu otoimmüniteyi gösteren bazı antikorlar var: adacık antikoru, GAD antikoru gibi. Teşhis konulurken anormal derecede yüksek kan şekeri değerini yanısıra bu antikorlara da bakılıyor. Ancak her tip 1 diyabetlide tüm antikorlara ya da bazen hiçbirine rastlanmayabiliyor.

Sağlıklı bir insanda kan şekeri değerinin 80-140 arası olması gerekir. Oğlumun teşhis aldığı zamanki kan şekeri değeri (542mg/dL) anormal derecede yüksek çıkan kan şekeri değerlerine bir örnek.

Belirtiler

Tip 1 diyabet olma yolunda ilerleyen bir kişide, otoimmünite tetiklendikten sonra henüz ilk belirtiler baş gösterip de hastalık kendini hissettirene kadar belli bir zaman geçiyor. Bu süreçte her geçen gün daha çok beta hücresinin ölmesi sonucu, vücutta salgılanan insülin sürekli azalmakta ve kan şekeri buna orantılı olrak sürekli yükseliyor. Uzun zamandır yüksek giden kan şekeri değerlerinin en önemli belirtileri:

  • tip 1 diyabet belirtileri

    Tip 1 diyabetin başlıca 4 belirtisi: kilo kaybı, takatsizlik, idrara çok sık çıkma, aşırı susuzluk

    Aşırı açlık hissi

  • Aşırı susuzluk, sürekli su içme isteği
  • Sürekli idrara çıkma
  • Zayıflama (hücrelere insülin yetersizliği sebebiyle glikoz giremediği için)
  • Ağızda asetonumsu/meyvemsi benzer bir koku (vücut glikozu kullanamadığı için yağları yakmaya başlar ve bunun sonucunda organik bir bileişik olan ve aseton gibi kokan ketonlar ortaya çıkar)
  • Takatsizlik, hâlsizlik

İlerleyen aşamalarda ve DKA’ya yaklaşırken:

  • Karnın aşırı şekilde inip kalkarak nefes almak
  • Karın ağrısı ve kusma

Oğlum 10 ay 3 haftalıkken teşhis aldığında henüz sadece anne sütü ile besleniyordu. Ek gıdaya geçmemiştik daha. Açlığını da susuzluğunu da pek farkedememiştik. Islak bezlerindeki artışa ise hiç dikkat etmedim. Bizim açık seçik gördüğüm tek belirti takatsizlik idi. Ardından DKA’ya girdiğinde yaşadığımız kusmalar. Karnın ağrıdığını bile anlayamadık. Kim bilir nasıl acı çekti bu süreç boyunca.

Hemoglobin A1C

Bir de Hemoglobin A1C (kısaca hbA1C) var teşhis zamanında bakılan. Kandaki alyuvar hücrelerindeki hemoglobin proteini incelenerek son 3 ayda kan şekeri değerlerinin ortalama nasıl gittiğini gösteren çok önemli ve faydalı bir tetkik. Bence her insanın düzenli kan testlerinde baktırması gerekir. Normalde maksimum 6.0 çıkması gereken bu değer oğlumda teşhis zamanında 9.4 çıkmıştı. Yani teşhise gelene kadar 3 aydır giderek yükselen bir kan şekeri değeri söz konusuydu.

Tip 1 mi Tip 2 mi?

Şeker hastalığı denince akla ilk gelen Tip 2 diyabet oluyor. Tip 2 diyabet tamamen yaşam tarzı (yanlış beslenme ve hareketsizlik) sebebiyle, genellikle yaş ilerleyince (gerçi günümüz koşullarında çocuklarda da artmaya başladı) ortaya çıkan, yaşam tarzı değiştirilerek tamamen kurtulma imkânı olan bir hastalık.

Tip 1 diyabet ise yaşam tarzı ile hiç ilgisi olmayan, otoimmüniteye bağlı insülin hormonu salgısının durmasıyla gelişen ve genellikle küçük yaştaki çocuklarda ( 2-3 aylık bebeklerde bile çıkabiliyormuş) ortaya çıkan bir hastalık. Tıp bir çaresini bulana kadar tek tedavisi sürekli kan şekeri takibi ve dışarıdan vücuda enjeksiyonlarla verilen sentetik insülin hormonu.

Karşılaştığımız ve “oğlumuz tip 1 diyabet” dediğimiz o kadar çok kişi “Ama büyüyünce geçiyor değil mi?” sorusunu sordu ki. Hayır geçmiyor. Tek duamız tıbbın bu hastalığın çaresini bulması ve tüm tip 1 diyabetli yavruların tekrar insülin üretebilmeye başlaması tabii ki. Ancak şimdilik böyle bir çare maalesef yok.

Diyet

Tip 1 diyabet teşhisinden sonra araştırmalarım sonucu oğlumun sağlığı için en uygun olduğunu düşündüğüm diyeti uyguluyoruz. Diyetimizle ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

Leave a Reply

%d blogcu bunu beğendi: