Şeytani Düzenden Sonuna Kadar Beriyim

Dünya üzerinde şu anda hâkim olan şeytan hizmetkârları; depopulasyon, tek merkezden küresel yönetim, insanları sorgulamayan ne emir verirlerse yapan bilinçsiz sürüler hâline getirme projelerinde adım adım ilerliyorlar.
 
Bu projelerinde sıra, daha önce yayın organlarında (Times, The Economist vs) defalarca yazdıkları, şeytani sembolizmleriyle resmettikleri küresel yangınlara geldi.
 
Bu yangınlar aynı anda düğmeye basılmış gibi nasıl başlatıldı dersiniz?
 
Elbette yine kendi adamlarından olan Elon Musk’ın güya telekomünikasyon hizmeti (!) amacıyla, hepimizin sağlığını bozacak olmasına rağmen hiçbirimizden izin almadan uzaya gönderdiği 5G uyduları sayesinde.
 
Bu adam şeytanın baş adamlarındandır. Cahil insanlar buna tapar “Vaay Elon Musk şöyle yapmış, böyle demiş” şeklinde. Bilmiyorlar ki kendileri gibilerin kökünü kurutmak amacında bu kâfir.
 
5G’nin iletişim dışında her türlü şeytani amaca hizmet edeceğini zaten biliyorduk. İşte bazı Starlink uydularında bulunan lazer başlıkları ile diledikleri yerlere lazer ışını gönderip sanki bir çizgi çeker gibi yangınları başlattılar.
 
Hem geçen sene hem de bu seneki dünya yangınlarında bizzat bu lazer ışınının inişini gören pek çok şahit mevcut. Kamera kayıtları var. Dileyen araştırıp ulaşabilir hepsine.
 
Geoengineering amaçlı atmosfer spreyleme uçakları (chemtrails), deprem tetikleme silahları (Haarp) ve daha ortaya çıkacak kimbilir ne şeytani silahları mevcut bunların.
 
İşte insanları önce “yalan pandemi” ile korkutan, sonra da 5G elektromanyetik dalgalarıyla aktive edilebilecek grafen oksitli “deneysel aşı sıvılarını” zorla vücutlarına enjekte ettiren bu aynı şeytanlar.
 
“Her kola bir iğne” nârâlarını boşa mı atıyorlar sanıyorsunuz? Bu dedikleri olmazsa İblis’in egemenliğini nasıl sağlayacaklar dünyada?
 
Elon Musk denilen adamın zaten yalancı olduğu kanıtlanmıştır. Kendi sözleriyle: “Kafasına ve üreme organı bölgesine onlarca cep telefonu takıp taşısa, sağlığı için zerre endişelenmezmiş, kanser olmazmış”. O derece güvenliymiş yani cep telefonları. Bunu diyen adama itibar edene, itibar edilmez.
 
Bunlar sadece kendi işlerine gelen, projelerine uyan “hurafeci bilimi” anlatıp destekler. Hakikatı anlatan bilim bunların işine gelmez. Çünkü hakikat Allah’tandır, hurafe ise kendi ilahları olan İblis’tendir.
 
Şimdi bu yazdıklarımı araştıracak olanlar, yine bu küresel şeytan hizmetkârlarının sahibi olduğu sansürcü ve emir eri medyayı (yani günümüz medyasının %95’ini) kullanırlarsa uykularına mışıl mışıl devam ederler.
 
Bu denli büyük çapta bir projeye yıllardır hazırlanan bu şeytan tapıcıları, her şeyin başında medyayı kontrol etmeyi unutmuş olamazlar değil mi?
 
Türkiye dahil, dünya ülkelerinin tepesindeki yöneticileri (başa hangi bâtıl siyasi parti geçerse geçsin hiç farketmez, sistemleri öyle işliyor) kukla gibi oynatıyorlar. Kimbilir ne tehditler ya da teşvikler sunuyorlar. Bu tehdit ve ödüllere rağmen şeytana köle olmamayı seçenleri suikastlerle susturuyorlar (Tanzanya devlet başkanı Magufuli sadece bir örnek).
 
Biz muvahhid Müslimler, bunların hepsine Lâ diyoruz. Biz onlardan fersah fersah beriyiz, onlar da bizden beri olsunlar. Biz yalnız alemlerin Rabbi Allah subhanehu ve teâlâ’ya sığınır, yalnız O’ndan yardım dileriz.
 
Çocuklarıma, şeytani düzenin hâkim olduğu bir dünya bırakmamak için elimden gelen çabayı ardıma koymayacağım biiznillah.
 
Bu iblislerin yılan deliklerinden sokulmayı çoktan bıraktık, elhamdulillah. Darısı henüz uyanamayanların başına.
 
Bu şeytani düzenin sunduğu her şeye;
 
hurafeci bilime,
aşılara,
5G’ye, chemtrails’e, HAARP’a
Allah’ın hükmüyle hükmetmeyen-şeytana esir olmuş tağut devlet yönetimlerine,
demokrasiye, küfür meclislerine
sağlık sistemine,
eğitim sistemine,
bankacılık/faiz sistemine,
medyaya,
maske-mesafe-evde kal zorbalıklarına,
 
ve dahasına KARŞIYIM. Bu şeytani sistemin çarklarına girmemek için şimdiye kadar elimden geleni yaptım, bundan sonra daha da fazlasını yapacağım Allah’ın izniyle. Onlar gemi azıya aldılarsa, bizlere de sonuna kadar karşı koymak düşer.
 
Bu şeytani sistem ve onun köleleri ile her alanda savaşır ve Rabbimiz nasip ederse şehadete de ulaşırız. Herkesin aklından çıkmış olan ama aslında asla çıkmaması gereken şey: Bu dünya sadece bir imtihan yeridir; ebedi varış yerinin neresi olacağı esas önemli olan. Sadece hakkın yanında olup, insanlığı iyiliğe davet edip iyiliği yayarak; tüm bâtılları reddedip, kötülükle mücadele ederek Rabbimizin rızasını kazanabilmek esas önemli olan.
 
Bize Allah (cc) yeter, O ne güzel vekildir, ne güzel Mevlâ, ne güzel yardımcıdır.
Hasbunallahu ve nimel vekil, nimel Mevla ve nimen nasir.

Leave a Reply