Mümin, Müşrik, Fâsık ve Kâfir

Yazılarımı okuyanlar “Ay bana kâfir diyor bu” diye üzerine alınıyormuş. Tanıdıklar, eş dosttan gelen bilgiler bu şekilde.
 
Ben hak din İslâm’ın bize okullarda öğretildiği şekilde olmadığını söylüyorum sadece.
 
Din, mevcut bâtıl sistemin beynimize kazıdığı gibi, sadece bayramlarda ya da biri vefat ettiği zaman hatırlanan bir SÜS OBJESİ DEĞİLDİR!
 
Rahmeti sonsuz Allah azze ve celle’nin hak dini, HAYATTIR. Biz insanlara, nasıl yaşar ve neler yaparsak dünyada ve ahirette mutluluğa kavuşabileceğimizin bilgisini sunar.
 
Müşriklerin, yani şu anda bu ülkede yaşayan ve Müslüman olduğunu iddia eden büyük çoğunluğun dini ise İSLÂM DEĞİLDİR. MÜŞRİK DİNİdir.
 
Bu dinde, müşrikler Allah’ı bazı işlerine karıştırtırlar, bazı işlerine karıştırtmazlar. “Allah’ım senin kuralların bir kenarda dursun, ben bu işi daha iyi yaparım” derler. Bu dinde Allah’a şirk koşmak olmazsa olmazdır.
 
Kimi, (tepedeki yöneticiler) bu küfrü gayet bilinçli bir şekilde uygular; kimi ise (altta güdülen halk) güvendiği otoritelere kanarak (devlet, devletin kurumları, sahte din âlimleri) bu şirkin içine bulaşır da farkında bile olmaz.
 
Okuyanlar kendi karar versin hangi dine mensup olduğuna. Hak dine mensup olan Müslim’dir, şirk koşulan bâtıl dine mensup olan müşriktir.
 
Benim tek yaptığım, işte bu gerçeği ifade etmek. Hak din ile bâtıl dinin arasını ayırmak ve farklarını anlatmak. Hakikâtleri işitmek işinize gelmiyorsa, sizi üzüyor ise yapabilecek bir şey yok maalesef.
 
Akrabam dahi olsanız sizleri kırmamak, üzmemek için gerçekleri çarpıtıp, eğip bükmekten Allah’a sığınırım. Sadece, Allah’tan sizlere tüm iyi niyetimle hidayet dilerim, tevhidin anlamını idrak etmenizi dilerim.
 
—————
 
Gelelim tesettür meselesine. Tesettür Allah azze ve celle’nin kullarına emridir. Kim bu emri inkâr ediyorsa, “yoo Allah örtünmeyi emretmiyor” diyorsa KÂFİRDİR.
 
Kim bu emri inkâr etmiyor, ancak Allah’ın bu emrine de uymuyorsa Kur’an’da Rabbimizin tabiriyle FÂSIKTIR. Anlamı “sapkın, günah işleyen, Allah’ın emirlerine isyân eden” demektir.

Ki ben bu fâsıkların, alemlerin Rabbi Allah’a olan saygısı ve sevgisi hakkında sonsuz şüphe duyarım.
 
Allah’a iman etmiş bir mümin nasıl olur da Allah’ın emrini yerine getirmez; üstelik bu isyankâr hareketi de büyük bir rahatlıkla, hiç kalbinde sıkıntı/daralma hissetmeden yapar? Benim bu noktada beynim duruyor, anlayamıyorum.
 
Rabbim bizleri kendisine karşı gelmekten sakınanlara önder eylesin, bizleri takva sahibi, muttaki kullarından eylesin.
 
Allah subhanehu ve teâlâ’nın emirlerine karşı gelmekten yine Allah’a ve O’nun büyüklüğüne sığınırım, ki O’ndan başka ilah yoktur.

Leave a Reply