mRNA Aşısı Olanları 2-3 Yıl İçinde Hastalıklar ve Ölüm Bekliyor

CDC, enfeksiyon kapan tam aşılı bireylerin, enfekte olan aşısız bireyler kadar yüksek viral yüke sahip olduğunu doğruladı, bu da bulaşma riski açısından ikisi arasında bir fark olmadığını kanıtlıyor.

Aşılı bireyler enfekte olabiliyor, virüsü taşıyabiliyor ve mutasyona uğramasına neden olabiliyor ve ardından başkalarına bulaştırabiliyorsa, neden “her kola bir iğne” propagandası, sanki bir çare imiş gibi sunulurcasına, bu kadar yoğun yapılıyor acaba??? Yalanlar, yalanlar.

Aşılanan insanların %62’sinde görülen ciddi kan pıhtılaşma problemi sonucu 2-3 yıl içerisinde beyin, kalp ve akciğer dokularında tedricen yaşayacakları tahribat sebebiyle bir hastalık ve ölüm tufanına kapılacağını (Parkinson, Alzheimer, kalp krizi, felç, akciğer hastalıkları, türlü türlü otoimmün hastalıklar) neden bağırmıyor bu TV’ler, gazeteler?

Çünkü, medya ve devletler işbirliğiyle büyük bir korku ve baskı ortamı yaratarak, insanları deneysel ve ölümcül aşılara koşturmak için tasarlanmış SAHTE SALGIN YALANIndaki tek amaç: ÇAKTIRMADAN DEPOPULASYON.

Aklı olan “çakar” ve tüm bu oyunlardan uzak durur. Aklı olmayıp kollarını ölümcül kokteyllere sıvayanların ne olacağını 2-3 yıl içinde göreceğiz Allah’ın izniyle.

Deneysel ölümcül sıvıları almış olanlar merak ediyorlarsa D-dimer kan testini yaptırsınlar. Kanlarında ciddi pıhtılaşma problemi olup olmadığını kendi gözleriyle görebilirler. Görseler bile çaresi yok, yaptırdıkları her ek dozda vücutlarına yeni mRNA’ler aldıklarından pıhtılaşma sorunları çığ gibi büyüyecek. Bundan kurtulmanın tek yolu, en başta akledip bu pislik sıvıyı vücutlarına almamak idi.

Leave a Reply