Konvansiyonel Tıbbın Kronik Hastalıklara Yaklaşımındaki Sorun

En sevdiğim doğal hekimlerden, fonksiyonel ve entegratif tıp uzmanı Chris Kresser’in, konvansiyonel tıbbın kronik hastalıklar karşısındaki içler acısı durumunu ifade eden bir yazısını çevirdim. Altına imzamı atabileceğim bir yazı. Vurgular bana ait. Keşke böyle düşünen hekimlerin sayısı artsa.

Kronik hastalık-konvansiyonel tıp-ilaç

Semptomları baskılamaya yarayan ilaçlar türlü yan etkileriyle bizi daha da hasta ediyor.

[Çeviri başlangıcı]

“Geçen gün uzun zamandır ofisime uğramamış Lucy adlı hastamla görüştüm.

Tatil dönemi boyunca yaşadığı sindirim sistemi rahatsızlıkları sebebiyle gastroenteroloğuna gitmiş. Gastroenterolog bazı testler yapmış ve Lucy’e safra kesesinde hafif enflamasyon olduğunu söylemiş.

“Bundan sonra doktorum bana bir uzmanın kartvizitini verip ondan randevu almamı söyledi” dedi Lucy.

“Ertesi gün uzmanı aradım. Telefonu açan asistanı ameliyat için en zaman gelmek istediğim sordu.”

“Ne ameliyatı” diye sormuş Lucy.

“Safra kesenizin alınması ameliyatı” diye cevap vermiş asistan.

Lucy bu cevaba şok olmuş. Doktorunun safra kesesinin alınması için onu bu uzmana yönlendirdiği aklının ucundan bile geçmiyormuş. Safra kesesindeki enflamasyonun nedenleri daha detaylı araştırıp ona tedavi için önerilerde bulunacak bir uzmana yönlendirdiğini düşünüyormuş sadece.

Maalesef, bu durum konvansiyonel tıpta haddinden fazla derecede yaygın.

Safra kesesi iltihaplı mı? Hemen çıkaralım!

Verimli bir yöntem olduğunu söyleyeceğim. Safra kesesinin en başta neden iltihaplandığını çözmek için zaman ve emek harcamaya gerek yok bu şekilde (ki gluten intoleransı yaygın ama çok tanınmayan bir sebeptir). Fakat bu “iyi tıp” değil.

Eğer bu örnek konvansiyonel tıbbın kronik hastalıkları tedavi yaklaşımındaki temel problemi göstermiyorsa, başka ne gösterir bilemiyorum.

Konvansiyonel tıp, problemin altında yatan sebepleri araştırmak yerine, semptomları ilaç ve cerrahi ile bastırmayı temel alır. Bu yaklaşım, hastalığı geri çevirip şifaya kavuşturmak yerine “ömür boyu hastalar” yaratır.

Daha iyisini yapabiliriz. Kronik hastalıklardaki korkutucu artış istatistiklerine bakarsak yapmak zorundayız da. Bunu kendimize borçluyuz, daha da önemlisi çocuklarımıza ve gelecek nesillerimize borçluyuz.

Sağlıkla,

Chris”

[Çeviri Sonu]

Dr. Barbara Starfield’in 2000 yılında yayımlanan araştırması her yıl 225.000 Amerikalının iatrojenik sebeplerle hayatını kaybettiğini söylüyor. Yani hastanelerde uygulanan tıbbi “tedavi”ler sebebiyle. Bu araştırmaya göre her yıl:

  • 12.000 kişi gereksiz cerrahi müdahalelerden,
  • 7.000 kişi hastanelerdeki yanlış ilaç uygulamalarından,
  • 20.000 kişi hastanelerde yapılan diğer hatalardan,
  • 80.000 kişi hastane enfeksiyonlarından,
  • 106.000 kişi reçete edilen ilaçların yan etkilerinden dolayı

hayatını kaybediyor. Çalışma ABD’de yapılmış ama konvansiyonel tıbbın uygulama şekli her yerde aynı, dolayısıyla diğer ülkelerde de durum hiç farklı değildir diye düşünüyorum. Değişim şart!

Hastanelere düşmeden önce sağlığımızı korumak bizim elimizde. Gerçek gıdalar tüketerek, bağırsak sağlığımızı koruyarak ve her türlü toksinden uzak durarak bunu başarmak ise kolay.

Leave a Reply

%d blogcu bunu beğendi: