Kobay Değiliz!

Biz kobay değiliz.
Başta şu SAHTE pandemi virüsü aşısı olmak üzere, TÜM AŞILARA DA KARŞIYIZ.
Esas vatan hainleri; bu ne idüğü belirsiz aşıları, maske, mesafe, evde kal saçmalıklarını dikte eden ve sahte pandemi propagandası ile şeytani elitlerin tek dünya devleti amacına hizmet eden yöneticilerdir!!!
Elbet bir gün herkes batılın ve hakkın farkına varacak. Ancak umarım o gün, öldükten sonra Rabbimizin bizi dirilteceği gün olmaz da; kendini Müslüman sanan çoğunluk (ülkenin yüzde doksanlara yakın nüfusu) aslında müşrik olduğunu farkedip Cehennemi boylamaz!
O güne kadar, bıkmadan usanmadan uyarmaya devam. En yakınlarım bile beni anlamazken, Allah’ın izniyle Rabbime sunacağım bir mazeretim olacak en azından.
Biz uyarıyoruz. Hidayet, kalplerimizin sahibi Allah Subhanehu ve Teâlâ’dandır. Öyleyse her mümin Rabbimizden hidayet dilemelidir.
— Alıntı —
Hangi vatanın hainiyiz?
Dünkü gündemde; yaptığı açıklamalar ile üst sıralarda yer alan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Bingür Sönmez; 2008 yılında Tavukçuluk Derneği’nin düzenlediği sempozyumda yumurta için: “Yıllarca yemeyin dedik, şimdi yiyin diyoruz. Yapılan çalışmalarda kolesterolü belirgin artırmıyor.” demiş ve yumurtayı yasakladığı hastalarından özür dilemişti.
Şimdi de aynı profesör, birçok spekülasyona konu olan, vero-cell (maymun embriyo hücreleri)’nde üretilen ve içeriği net olarak açıklanmayan, Çin’den ithal edilen aşılar için gözü kapalı kolunu uzatmayanlara “vatan haini” diyor.
Sevgili Profesör; batıdan ithal ettiğimiz, kendileri bile doğruluğundan emin değilken; kutsal metinler gibi davranıp hemen hayata geçirmeye çalıştığımız bilimsel(!) yöntemleri zorla hastalarına dayatanları bu durumda hangi konuma koyacağız?
Yumurta doğalken zararlı diyen, büyük firmaların elinde kimyasal işlemlerden geçirilerek toksik ajanlarla şişirildikten ve tekelleştikten sonra, dev firmaları temsilen “Tavukçuluk Derneği”nin huzurlarında “her sabah anneler çocuklarına yumurta yedirsin” diyen size nasıl güveneceğiz?
Tereyağını, yumurtayı ve şifa vesilesi bitkileri yıllarca insanlardan soğutan, bir dönem eroini eczane raflarına koyan, sigara içmenin sağlıklı olduğunu söyleyen; sözcüsü olduğunuz ve “profesör” ünvanı aldığınız batı(L) akademiye nasıl güveneceğiz?
Siz söyler misiniz? Kuş gribi, domuz gribi, zika virüsü, SARS virüsü gibi salgın provaları ile dünyayı ayağa kaldırdıktan sonra hiçbir şey yokmuş gibi yoluna devam eden medyatik bilim adamlarından nasıl emin olacağız?
İnsan DNA kalıntıları, maymun embriyo hücreleri, alüminyum, civa ve birçok kimyasal barındıran, yeni gen teknolojileri ile aşılar üreten, labaratuvarlarda virüsler ile çalışıp biyolojik silahlar ile toplumları kontrol altına almaya çalışan, açıkça “dünya nüfusunu azaltmaya çalışıyoruz” demekten çekinmeyen patronlara sahip aşı ve ilaç firmalarına güvenmeyen insanlara vatan haini diyebiliyorsanız, hangi vatandan söz ettiğinizi de açıklamalısınız. Yoksa; küreselleşen, globalleşen ve tekdüze hale getirilmeye çalışılan, herkesin aynı dine ve düşünceye sahip olması istenen yeni dünya vatanından m?
Dr. Bekir Tok

Leave a Reply