Kâfirlere İbret Olacak Ayetler

 

Ahiret günü kâfirler/müşriklerle, Rabbimiz Allah subhanehu ve teâlâ arasında geçen tüyler ürpertici diyalog. Bugün müminlere gülen, onlarla alay edip, onları küçümseyen kâfirlere ibret olsun. Umulur ki ebedi azaptan kurtulmaları için Rabbimiz onlara hidayet etsin.

Mü’minûn Suresi (23/99-117)

—————-

Nihayet onlardan birine ölüm geldiği zaman der ki: “Rabbim! Beni geri çevir.”

“Umulur ki geride bıraktığım hayatımda salih amel yaparım.” Asla! Bu, onun söylediği (boş) bir sözdür. Ve onların önünde, diriltilecekleri güne kadar (kalacakları) berzah vardır.

Sûr’a üfürüldüğü zaman aralarında hiçbir akrabalık bağı kalmaz, birbirlerine soru da sormazlar.

Mizanı (iman ve salih amellerle) ağır gelen kimse, işte bunlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

Kimin de mizanı hafif gelirse bunlar; kendilerini hüsrana uğratan, cehennemde ebedî kalacak olanlardır.

Ateş yüzlerini yalayarak yakar. (Üst dudakları enselerine, alt dudakları göğüslerine doğru gerilmiş, açığa çıkan dişleriyle) oranın içinde sırıtır gibi kalakalmışlardır.

(Onlara denir ki:) “Ayetlerim size okunuyordu da siz yalanlamıyor muydunuz?”

Diyecekler ki: “Rabbimiz! Bedbahtlığımız bize üstün geldi ve BİZ SAPIK BİR TOPLULUK İDİK.”

“Rabbimiz! Bizi buradan çıkart. Şayet bir daha (eski hayatımıza) dönersek şüphesiz ki biz, zalimleriz.”

Buyuracak ki: “KESİN SESİNİZİ/YIKILIP DEFOLUN! SAKIN BENİMLE KONUŞMAYIN.”

Doğrusu, benim kullarımdan bir grup: “Rabbimiz! İman ettik, bizi bağışla ve bize merhamet et! Sen, merhamet edenlerin en hayırlısısın.” derlerdi.

ONLARI ALAYA ALDINIZ. Öyle ki (onlarla uğraşmanız) size beni zikretmeyi unutturdu. SİZ ONLARA SÜREKLİ GÜLÜYORDUNUZ.

Ben de sabretmelerine karşılık, bugün onları mükâfatlandırdım. Kuşkusuz onlar, kazançlı olanların ta kendileridir.

Buyuracak ki: “Yeryüzünde kaç yıl kaldınız?”

Diyecekler ki: “Bir gün veya bir günün bir bölümü kadar. Saymış olanlara sor.”

Buyuracak ki: “Şayet bilmiş olsaydınız çok az bir süre kaldınız.”

“Yoksa sizi, boşu boşuna/amaçsız yarattığımızı ve bize döndürülmeyeceğinizi mi sandınız?”

(Mutlak hâkimiyet/egemenlik sahibi, mülkünde dilediği gibi tasarruf eden) El-Melik, (hak ve hakikatin kaynağı) El-Hak olan Allah (böylesi batıl zanlardan ne kadar da) yücedir. O’ndan başka (ibadeti hak eden) hiçbir ilah yoktur. O, kerim olan arşın Rabbidir.

Kim de hiçbir delili olmamasına rağmen, Allah’la beraber başka bir ilaha dua ederse onun hesabı, ancak Rabbinin katındadır. Şüphesiz ki kâfirler, kurtuluşa ermezler.

 

Leave a Reply