Görünmüyor, Ama Her Yerde

Elektromanyetik radyasyon hayal değil gerçek! Elektromanyetik radyasyonun (kısaca EMF diyeceğim) insan vücuduna verdiği zarar her geçen gün daha çok bilimadamı tarafından kabul edilmeye başlandı.

Hamilelerin maruz kaldığı radyasyonun rahim içinde 20 kat daha fazla ölçüldüğü ve artan otizm vakalarıyla çok büyük ilişkisi olduğu ortaya çıkmış. Beyin tümörleri ve kanserlerini arttırdığı yıllar önce kanıtlanmıştı (Kaynak1, Kaynak2). İnsan DNA’sı üzerinde verdiği zarar sebebiyle her türlü hastalıktan iyileşme sürecini uzattığı ya da tamamen iyileşmeye engel olduğu da daha çok bilim adamı kabul edilmeye başladı. Hem erkekte hem de kadında kısırlığı arttırdığı kanıtlanmış durumda (Kaynak1, Kaynak2, Kaynak3). Kim bilir üzerinde çalışıldıkça daha neler neler çıkacak?

Herkes sabit telefonunu iptal ettirirken biz cep telefonumuzu iptal ettirsek; herkes daha güçlü, daha uzaktan çeken WiFi modem kullanmak isterken biz eski usül kablolu Internet’e geçsek hem kendi hem de çocuklarımızın sağlığı için daha akıllıca olacak görünüyor  Bir de mantar gibi türeyen baz istasyonlarından kurtulabilsek.

baz-istasyonu-elektromanyetik radyasyon-apartman catisi

Tüyler ürperten bir görüntü!

Binaların çatılarına dikilen baz istasyonları; su deposu, baca şeklinde kamufle edilmeye başlanmış şimdilerde. Hiç farkında değilken biz, komşu binaların tepesinde 7/24 evimize yayın yapan baz istasyonları olabilir. Düşüncesi bile korkunç! Telekom firmalarının bunu yapmaya hakları olmamalı. İnsan sağlığına zararları bu kadar kesinleşmiş bir meseleyken bu, bizim rızamız olmadan bizi kanser edecek antenleri, hem de saklı gizli örtbas etmeye çalışarak dikememeliler yanıbaşımıza. Ben bunu insan haklarına aykırı bir eylem sayıyorum.

Çocukların eline verilen tablet, telefonları gördükçe içim cız ediyor. Para gelecek diye apartmanlarının tepesine baz istasyonu diktirdiğini anlatanları gördükçe irkiliyorum. Cepten daha hızlı, kalitesi yüksek video izlemek için 3G, 4G yetmeyip 5G’nin gelişini kutlayanları gördükçe üzülüyorum.

Bir elektronik mühendisi olarak bu meselenin öneminden çok geç haberdar oldum. Hem üniversitede okurken hem de iş hayatında çalışırken, EMF’in sağlığa etkilerinin konusu bile olmadı. Cep telefonumla, WiFi modemimle, evdeki telsiz telefonumla mutlu mesut yaşarken; hatta oğlumu emzirirken bir elimde cep telefonu Internet’e girerken =(, oğlumun teşhisinin ardından yaşadığım “aydınlanma” konuları arasına girdi EMF bir anda.

İlk olarak Dr. Natasha Campbell-McBride dikkatimi çekti bu konuya. Ardından uzun araştırmalar yaptım işin doğrusunu öğrenmek için. Vardığım sonuç, insanlık henüz çok farkında değil ama çevremizdeki “electrosmog” (elektromanyetik radyasyon kirliliği, içinde yaşadığımız EMF bulutu anlamına geliyor) çığ gibi artan kronik hastalıklarda çok önemli bir etken.

Elektromanyetik radyasyonla ilgili bizim tecrübemizi ve korunmak için yapabileceklerimizi de yakında paylaşacağım.

Elektromanyetik radyasyonu ve etkilerini daha iyi tanımak için bir kitap tavsiyem de var.

EMF bulutsuz bir hayat diliyorum hepimize…

Leave a Reply

%d blogcu bunu beğendi: