Besin Desteklerimiz

Diyetimizden sonra her gün kullandığımız besin desteklerinden de bahsetmek isterim. İdeali, yediğimiz içtiğimiz besin desteklerigıdalardan ihtiyacımız olan tüm besinleri mükemmel bir şekilde alabilmek. Ancak her ne kadar gerçek gıdalar ile beslenmeye çalışsak da zararlı tarım uygulamaları sebebiyle toprakların mineral dengesi bozulmuş durumda. Topraklarımız iyice fakirleştiği için dedelerimizin bir portakal yiyerek aldığı A vitaminini biz bugün 8 portakal yersek ancak alabiliyoruz. Tüm sebze meyvelerde durum böyle maalesef. (Kaynak)

Elbette besin desteklerini de mümkün olduğunca doğal olanlarından seçmek lazım. Sentetik vitamin minerallerin vücuda doğal hâlleri kadar faydası yok, zararı var.

Bizim günlük besin desteği programımız şöyle:

SABAH UYANINCA

Bentonit Kili:

bentonit kili-medikilVücudumuzu temizleyen, doğanın bir mucizesi bentonit kili. Ülkemizde çok temiz ve kaliteli bir kil kaynağı bulunduğu için şanslıyız. Ordu Ünye’de çıkan Montmorillonit Mineralli Bentonit Kili’ni kullanıyoruz. Sabah uyanıp dişler fırçalandıktan sonra bentonitli “şurubumuzu” (bardakta biraz bentonit kili, biraz bal, biraz da su karışımı) içiyoruz. Etkisini göstermesi için bir saat kadar yemek yememek gerekiyor. Süremiz dolunca kahvaltımızı yapıyoruz.

Vücudumuza zarar verici toksinlerin ortak özelliği pozitif iyonlara sahip olmaları. Yoğun negatif iyon içeriği olan bentonit kili, bu toksinlere bağlanarak ve onları çekerek kendine bağlıyor; vücuttan atılmasını sağlıyor.

Hiçbir yan etkisi olmayan bu nimet, vücudu ağır metallerden, radyasyondan, bakteri, virüs, parazitlerden ve her gün vücudumuza giren kimyasal toksinlerden temizleyen bir süpürge. Mükemmel bir detoks aracı. Her ne kadar hayatımızdaki toksinleri mümkün olduğunca azaltmaya çalıştıysak da elimizde olmayan sebeplerden maruz kaldığımız kirliliklerden arınmak için çaremiz bentonit kili.

Vücuda sürülen krem şeklindeki hâli ile haftada bir gün çocuklara küvet keyfi yaptırıyoruz. Cildimiz vücudumuzdaki toksisitenin bir göstergesi. Yaşadığımız tüm cilt problemleri (sivilce, egzama vb) aslında içeride bir şeylerin iyi gitmediğinin işareti. Cilt üzerinden toksin atımını desteklemek için vücuda sürülen bentonit kilini de kullanıyoruz.

HER ÖĞÜN ÖNCESİ

Arı Poleni:

Doğanın multivitamini. Minik arıların sağladığı bir süper gıda! İçeriğinde çeşit çeşit vitamin, mineral ve enzim var. Vitamin ari-polenmineral eksikliği yaşanıyorsa yapılacak şey sentetik vitaminlerle dolu hapları kullanmak değil, düzenli polen kullanmak. Yemekten önce almamızın sebebi içerdiği enzimler sebebiyle sindirime de yardımcı olması. Bağışıklığı güçlendirici, enflamasyon karşıtı, hücre yenilenmesini destekleyici, radyasyona karşı koruyuvu, kan yapıcı bir gıda. Faydaları saymakla da bitmiyor doğrusu. Bence her evde bulunması gereken, özellikle çocukların düzenli tüketmesi gereken en önemli besin desteklerinden.

KAHVALTIDA

evclo-cod liver oil-morina balığı karaciğeri yağıMorina Balığı Karaciğeri Yağı: (Extra Virgin Cod Liver Oil – EVCLO)

Haftada bir gün yağlı ve küçük balık (sardalya, hamsi) tüketmeye çalışsak da oğlumun hep düşük çıkan D vitamini seviyesini yükseltmek adına kullandığımız bir destek. Sadece D vitamini değil; A vitamini, beyin gelişimi açısından çok önemli olan EPA, DHA ve Omega yağ asitlerini içeren en doğal kaynak. Polen gibi balık yağı da çocuklar için en önemli desteklerden.

Bizim kullandığımız ürün maalesef henüz ülkemizde yok, ancak bir firmanın getirme çalışmaları var. Bu marka üretim prosesine en güvendiğim marka. Morina balıkları doğal ortamlarında yakalanıp tamamen doğal yöntemlerle karaciğerlerinin yağları çıkarılıp hiçbir sentetik katkı yapılmadan şişeleniyor. Şişeler derin dondurucuda 3 yıl kadar saklanabiliyor. Dolayısıyla yurtdışına giden birinden fazla miktarda isteyebilirsiniz. Rosita web sitesinden Türkiye’ye gönderim yapılıyor ancak gümrükten almak için doktor reçetesi gerekiyor.

Lugol Solüsyonu:lugol solüsyonu-çözeltisi-iyot

İyot elementi (I) ve potasyum iyodür (KI) bileşiğinin suda çözünmesi ile elde edilen bir solüsyon. Amacı vücudumuzdaki iyot eksikliğini gidermek. Biraz tartışmalı bir besin desteği. Benim yaptığım araştırmalardan elde ettiğim sonuç: İyot eksikliği çok yaygın ve iyotlu tuz kullanarak çözülecek bir sorun değil (tuza eklenen iyot çok az miktarda ve tuz hava alıp ışığa maruz kaldıkça da uçup gidiyoreiçindeki iyot). İyot desteği elzem; çünkü bozulan toprak yapısı sebebiyle gıdalardan aldığımız iyot yetersiz. İyodu çok önemsediğim için hakkında ayrıca yazmak istedim. İlgilenenler iyotla ilgili yazıma buradan ulaşabilir.

Kullandığımız Lugol solüsyonundaki iyodun kaynağı yerin altındaki çok eski mineral kaynaklarından çıkarılan kristaller. Lugol solüsyonu istenilen kuvvette (%2, %5) eczanede de hazırlatılabilir ancak kullandıkları hammadde nasıldır bilmiyorum.

AKŞAM YEMEĞİNDE

Devedikeni Yağı: (Milk Thıstle Oil)

devediikeniBu yağ dağda bayırda görüp rengini çok sevdiğim devedikeni bitkisinin tohumlarından soğuk sıkım yöntemiyle elde ediliyor. Karaciğer için çok önemli bir besin desteği. Karaciğerin toksinlerden arınmasını ve hatta karaciğer hücrelerinin yenilenmesini sağlayan silymarin denen çok kıymetli bir madde içeriyor (Kaynak). Toksin bombardımanına tutulan karaciğerlerimize günde bir tatlı kaşığı devedikeni yağı hediye etmek az bile =)

Çörekotu Yağı:

devedikeni yağı-çörekotu yağıPeygamberimizin hakkında “ölüm dışında her derdin devası” olduğunu söylediği mucizevi bir yağ. Hem de hepimizin mutfak dolaplarının içinde bulunan minicik siyah tohumlardan üretiliyor. Mutfaklarımız aslında bir eczanede bulabileceğimizden çok daha fazla ilaç =) ile dolu.

Çörekotu yağı hakkında yayınlanmış o kadar çok makale var ki sayısız hastalıkta kullanımının faydalı olduğunu kanıtlayan. Ben tüm bu faydalarının temelde şu özelliklerine dayandığını düşünüyorum:

  • Anti enflamatuar olması (yani tüm kronik hastalıkların kökeninde olan iltihaplanmayı, enflamasyonu azaltması)
  • Anti bakteriyel, anti viral ve anti parazitik olması (ürettiklerle toksinlerle vücudun bağışıklık sistemini zorlayan tüm bu patojenlerle savaşması)

Bizim için özellikle güzel olan bir başka özelliği için insülin hassasiyetini arttırıyor olması.

Acı tadından dolayı alınması zor; ancak biz bunu yemek yerken bir kaşık yemeğin üzerine koyarak hallediyoruz.

Hem devedikeni hem de çörek otu yağlarını DBB grubu üreticilerinden, vicdanlı bir çiftçi olan İdris Oğuzhan Bey’in çiftliğinden alıyoruz.

(ÖĞÜN SAYIMIZ HAKKINDA KISA BİR NOT

Günde sadece iki öğünümüz var: (geç) kahvaltı ve (erken) akşam yemeği. İkisi arasında çok ender olarak atıştırmalık bir şey ister çocuklarım. Sabah uyandıktan sonra aldığımız bentonit şurubu üzerine 1 saat bekledikten sonra öğle saatlerinde yapıyoruz kahvaltıyı. Aslında öğle yemeği de denebilir.

Ardından güneş batmadan önce yediğimiz akşam yemeği geliyor. Akşam en geç 18:00 civarında yedikten sonra ertesi gün 11:00’ee kadar açız =) 16-17 saatlik bir oruç tutuyoruz aslında.

Fasılalı orucun (“Intermittent fasting”) faydaları üzerine de yazmak isterim bir ara. En önemli faydası: vücudun sindirimle uğraşmadan; kendini temizlemeye, sorunlu/düzgün çalışmayan/ileride hastalığa sebep olabilecek hücreleri ortadan kaldırmaya (“autophagy”) fırsat bulmasını sağlaması. Orucun çoğunluğu uykuda geçtiği için büyük bir zorluğu da olmuyor insana.)

YATMADAN ÖNCE

Magnezyum Yağımagnezyum yağı

Magnezyum da İyot kadar önemsediğim bir element. Vücudun çok temel fonksiyonlarında ihtiyaç duyulan ve günümüzde çok eksikliğini yaşadığımız bir mineral. Magnezyumla ilgili yazıma buradan ulaşabilirsiniz.

Uykuya geçişe yardımcı olduğu için yatmadan önce çocukların bacak ve ayaklarına sürüyorum.

Kullandığımız magnezyum yağının artık ülkemizde bulunuyor olması sevindirici.

 

2 Comments

  1. idris OĞUZHAN 4 Mart 2018
    • Mavi Yeşil Anne Mavi Yeşil Anne 25 Nisan 2018

Leave a Reply

%d blogcu bunu beğendi: