Allah El-Cabbâr’dır, Cebrî Değildir

____________

Yüce Allah El-Cabbâr’dır. Her şey O’nun iradesine boyun eğmiş, O’nun kanunlarına (sünnetullah) teslim olmuştur. O’nun ilmi ve izni dışında hiçbir şey vuku bulmaz.

Ancak O (cc), cebrî değildir. Hiç kimseyi ne hakka ne de batıla zorlamaz. İnsanların önüne hakkı ve batılı, hayrı ve şerri bütün açıklığıyla koyar. Herkes kendi özgür iradesiyle bir seçim yapar. Evet, kimin neye lâyık olduğu ve kimin neyi seçeceği Allah’a malumdur. Çünkü O, gayb ve şehadet bilgisinin sahibidir.. Yaşanmış/yaşanacak her şey O’nun katında, kitapların anasında kayıtlıdır:

“Bilmez misin ki Allah, gökte ve yerde olanların tamamını bilir. Şüphesiz ki bunlar, bir Kitap’tadır. Şüphesiz ki bu, Allah’a kolaydır.”(22/Hac 70)

Ancak O, hiç kimseyi icbar edip bir şeye zorlamaz. Bu sebeple hiç kimse seçimlerini kadere fatura edemez. Allah’ın (cc) mutlak iradesini bahane edip seçimin kadere fatura etmek, insi ve cinni şeytanların ahlâkıdır:

Şeytan ve Âdem (as) kıssasındaki ayrıntı tam da buradadır. Biri suçunu Allah’a/kadere yıkmış (7/A’râf,16), öteki ise suçunu üstlenerek tevbeyle Allah’a yönelmiştir. (7/A’râf,23)

Elbette Allah (cc), şeytanın secde etmeyeceğini ve Âdem’in (as) ağaçtan yiyeceğini biliyordur.. Bu iki fiilin olmasına izin de verdi. Zira O’nun mülkünde O’ndan izinsiz hiçbir şey olmaz. Ancak ne şeytanı ne de Âdem’i isyana zorladı.

Her ikisine de emretti ve onları tercihleriyle baş başa bıraktı. İkisi de tercihini yaptı. Ancak İblis Rabbini, Âdem nefsini suçladı.

_____________

(Tevhid Dergisi’nden alıntı)

Leave a Reply