5G’nin Esas Amacı

5G’nin telekomünikasyonla zerre kadar alakası yoktur. 5G bir kontrol ve yeni nesil silah sistemidir.
Elektromanyetik dalgalarla:
– hem zihinler kontrol edilip, bulandırılıp, insanların sağlıklı düşünmeleri engellenebilir (ki bunu yüz yıldır yapıyorlar),
– hem de gayet seçici bir şekilde canlılar öldürülebilir
(1930’lu yıllarda elektromanyetik dalgalarla kanser hücrelerini öldürebilen bir cihaz yapan ve ardından operasyonu tamamen durdurulan Raymond Rife bunu kanıtlamıştır)
Küresel şeytani düzen, kainâtın enerjisel düzeyde birbirine bağlı olduğu bilgisine yüzyıllardır vakıf. Ve elinde bulundurduğu güç ile (devlet yönetimleri – hepsi – Türkiye dahil!, medya, gıda, sağlık, eğitim, banka ve diğer her şey) bu bilgiyi insanlardan uzun süredir gizli tutmayı başardılar.
Evrende mevcut olan enerjinin, ücretsiz bir şekilde, tüm insanlığın her türlü ihtiyacı için kullanabileceği basit cihazlarla (bkz. torus field generator) elde edilmesini hangi elit güç sahibi ister ki?
Elektrik satmak, petrol satmak, doğalgaz satmak, zengini daha da zenginleştirip, fakiri daha da fakirleştirip zengine olan bağımlılığını arttırmak ve bu kısır döngüyü devam ettirmek dururken!
Tesla’nın son dönem çalışmalarının ve diğer bazı bilim insanlarının çalışmalarının neden durdurulduğunu da araştırabilirsiniz. Hepsi bu serbest evren enerjisinin elde edilmesine yönelik ilerlemeleri durdurma/susturma projesinin parçası.
Uyanmak için maneviyatımızı kuvvetlendirmek (enerjimizi yükseltmek) zorundayız. Bunun için de Rabbimiz Allah’a teslim olmak, onu zikretmeyi bir an bırakmamak ve namaz kılmak, ibadet etmek en güzel yol.
Müslümanın ferasetine vesile olan, yaradılış fıtratı ile bağlarının kopmamış olması, sezgiselliğini yitirmemiş, gönlünü temiz tutmayı başarmış olmasıdır. Nasıl temiz tutacak peki? Maddi ve manevi tüm toksinlerden uzak durarak elbette. (tarım zehirleri, ilaçlar, aşılar, EMF, medyanın yarattığı zihin kirliliği vb)
Kalplerimizde Rabbimizin imzası vardır. Rabbini zikretmeyen, tevhid ile Rabbine yönelmeyen, O’na ihlâsla ibadet etmeyen bir kalp ve onun ait olduğu beden, enerjisi/maneviyatı/ruhsal-zihinsel gücü düşük bir bedendir; ve dolayısıyla günümüzde Dünya’da dönen oyunların/pisliklerin farkına varamaz, onları gerçek sanır.
Gönüllerimizin ve bizlerin frekansları/enerjileri Allah Subhanehu ve Teâlâ’ya tevhidi iman ile yükselir.
Kalplerin sahibi ve kalpleri hâlden hâle çeviren Rabbimiz, kalplerimizi dini üzere sabit kılsın. Allahumme amin.
Uyananlara, Rabbine teslim olup, sadece ve sadece O’na iman ve itaat edenlere; küresel şeytani düzen ve onun maşalarına karşı çıkan, itaat etmeyen, onların sunduğu sözde “gerçeklik”e inanmayıp, gerçeğin ne olduğunu kendi gönlü (evet beyni değil gönlü!) ile araştırıp bulanlara selam olsun.

Leave a Reply